23.9.19

Ruhsal Kontratlarımız


Bugünün konusu ruhsal kontratlarımız..yani kaderimize de yön veren sözleşmelerimiz!
Yaşam yolumuzda karşımıza çıkan hiçkimse şans eseri hayatımıza dahil olmuyor. Herkes bir sebepten hayatımıza giriyor – yer alıyor –yaşamın içinde bizimle akıyor ya bir yerlerde hayatımızdan çıkıyor.
Yani yaşamımıza dahil
olan herkes “ilahi bir konumuzun çözümü” için bizimle yol alıyor ve bu ilişkileri de ruhsal kontratlarımız yani bilinçaltımız tarafından yapılan ruhsal sözleşmeler kuruyor…
Kontratların amacı öğrenmek ve öğretmektir ...
Bu kontratlar nasıl mı yapılıyor? Sanırım örnekler üzerinden açıklamak daha anlaşılır olacaktır.
Bu örnekte A biz olalım; B de karşı taraf olsun.
Diyelim ki yaşam yolumuzda almamız gereken “kendini değersiz hissederek değerini anlama” öğretimiz var! Yani bir şekilde kendimizi değersiz hissetme deneyimini yaşayarak; kendi değerimizi anlamamız gerekiyor!
Bu noktada bilinçaltımız bu öğretimiz adına sitemdeki diğer ruhlara seslenip; A’ya  kendini değersiz hissetmesini sağlayacak birisi lazım; onunla yapması gereken bir anlaşma var diyor! Aynı şekilde karşı tarafta B’nin de “birileri üzerinde hakimiyet kurup onu ezmeliyim” arayışı var ve bir eşleşme gerçekleşiyor. B için de öğreti “değersizleştirmeye çalıştığı, ezdiği, kötü davrandığı insanlar üzerinden sert bir deneyim yaşayarak, uygun – düzgün davranış kalıbını bulmak.”
Bilinçaltımız (A) ile karşı tarafın bilinçaltı (B) arasında bu “değersizlik” deneyimi için bir anlaşma yapılıyor ve karşılıklı öğretiler alınana kadar bu kontrat devam ediyor.
Bu noktada yaşamın içinde hikaye türlü şekillerde tezahür edebilir.
Mesela; bu bir iş ortaklığı kontratı olabilir; yönetici çalışan kontratı olabilir; partner ilişkisi olabilir ya da arkadaşlık ilişkisi kontratı olabilir.. Hatta evcil hayvan ile sahibi arasındaki; yeni alınan bir araba ile sahibi arasındaki kontrat bile olabilir…


Hadi farklı senaryolar üzerinden değerlendirelim durumu;
  • Diyelim ki A mevcut işinde çok mutsuz. Ve yaşam yolunda “değerini anlama” konusunda farkındalık geliştirmesi gereken bir aşamada… Bu noktada bilinçaltı O’nun bu konusuna yoğunlaşmışken; B’deüzerinde çalıştığı projede kendisine bir yardımcı olacak birilerini arıyor ve O’nun tekamülü açısından da “başkalarına davranışları üzerinden” ders alması gereken bir dönem. Bu karşılıklı kazan – kazan durumu üzerinden bilinçaltları ruhsal kontratları yapıyor ve sistem A ile B’yi bir araya getirecek koşulları sağlıyor. Yani “çekim yasası” işlemeye başlıyor ve ihtiyacı olanı ihtiyacı olana sunuyor. B’nin şirketinden çıkan pozisyon ilanına A başvurup işe kabul ediliyor olabilir; veya ortak bir tanıdık vasıtasıyla A ile B tanıştırılıyor olabilir ya da A ile B katıldıkları bir konferansta tanışıp iş akitleri başlıyor olabilir gibi gibi türlü senaryolar devreye girebilir. Ruhsal kontrat kurulduktan sonra “nasıl” ı tamamen sisteme kalmış…
    Sonrasında ise ihtimaller şu veya başka şekillerde gelişebilir:
    • A ile B oldukça çatışmalı veya  gayet sakin olayların ardından, karşılıklı birbirlerine davranışları üzerinden öğretilerini alabilir ve bu kontrat biter ve ikilinin iş akitleri de dahil yolları tamemen ayrıabilir;
    • A bu kontrattan alması gereken öğretiyi alıp, bu konuyu tekamülünden silerken B öğretisini alamayıp; aynı konu için bilinçaltı tarafından başkası ile kurulacak ruhsal kontrat üzerinden; daha sert şekilde öğretisini almaya zorlanabilir;
      ya da tam tersi..
      Bu noktada A ile B arasındaki iş ilişkisi devam edeceği gibi A veya B’nin iş veya pozisyon değişikliği ile bu fiziksel akit de sonlanabilir.
  • Aynı örneği partner ilişkisi üzerinden ilerletelim..
    A; yani siz; yaşam yolculuğunuzda “kendi değerini anlamak” aşamasında olan bir kadın olun. B’de “duygularını yumuşak ifadelerle anlatmayı öğrenmesi gereken” bir erkek olsun. Bilinçaltlarınız “değerliliği anlamayı ve yumuşak  ifadelerle iletişim kurmayı öğrenmek” üzere sizi birlikte öğrenmek üzere birleşiyor ve ruhsal kontratlarınız kuruluyor.
    Bu noktada sonsuz ihtimallerden biri üzerinden çekim yasası sizi bir araya getiriyor ...
    • B’nin A’ya davranışı sert ifadelerle devam ediyor olsun! Bu noktada A; B’nin sert ve kötü ifadeleri sayesinde yani hiç değer görmeyerek değerini anlayabilir ve burada A öğretisini alır B almamış olur. Ardından ilişkiden bu konular düşüp, partner ilişkisi devam edebileceği gibi ilişki tamamen de bitiyor olabilir.
      Ama B aynı konu için bir başkası ile başka bir ruhsal kontrat kurup, sistem tarafından daha da sert olaylar yaşatılarak öğretisini almaya zorlanır.
    • B bu ilişkide yumuşak ifadeli cümleler kurmayı öğrenmiş ve A’ya aşırı güzel davranmaya başlamış olsun. Bu durum A’nın bu aşırı değer karşısında kendi değerini tamamen unutmasına sebep olursa; karşılıklı denge sağlanmamış olur ve kontrat A için amacına ulaşmaz ve A aynı konu için bir başkası ile başka bir ruhsal kontrat kurup, sistem tarafından daha da sert olaylar yaşatılarak öğretisini almaya zorlanır. Bu noktada partner ilişkisi devam edeceği gibi bitebilir de…
    • B’nin yumuşak ifadeyi öğrenip A’ya değerini yumuşakça hatırlatması; A’nın da kendi değerini anlarken B’nin yumuşak cümlelerle kendini ifadesini destekleyeceği senaryo en ideali olup; konu her iki kişi için de öğreti alınarak kapanır ve ilişki dengeli bir şekilde sürebileceği gibi bu karşılıklı öğreti alışverişinin ardından saygı çerçevesinde bitebilir de.
Konunun bir diğer boyutu ise şu olacaktır:
“neden hep aynı tarz erkeklerle / kadınlarla birlikte oluyorum” sorusu size tanıdık geliyor mu? Eminim ki siz ya da çevrenizden birileri bu cümleyi mutlaka kurmuştur!
Bu noktada cevap çok basit olup; “alınamayan öğretiler karşımıza aynı tip insanları tekrar tekrar çıkarmaktadır” yani öğretiler alınamadıkça; benzer konulu kontratlar tekrar tekrar ama farklı insanlarla yeniden kurulur denilebilir…
  • Hadi şimdi de konuyu arkadaşlık ilişkisi üzerinden senaryolaştıralım..
    Diyelim ki; siz (A) ile B birbirinizin çocukluk arkadaşı olun. Ilişkiniz alma verme dengesinden uzak ilerlerken; yaşam yolculuğunuzda artık “değerinizi anlamanız” gereken günlere geldiğinizde, B’nin mevcut davranışları karşısındaki tutumunuz üzerinden ilişkinizin dengesi yeniden tanımlanacaktır…
    • B’nin her zamanki gibi sizin isteklerinizi önemsemek yerine kendi istekleri üzerinden davranışlarını sürdürdüğü günler..
      Siz ise artık iç sesinizi duymaya başladınız ve “ben buyum – ben değerliyim – değerimi hatırlamaya başladım” diyerek bilinçaltınızın çağrısı ile uyumlanmaya başladınız ve buna parallel davranışlarınızda bir takım değişiklikler olmaya başladı.
      Yani siz kendi içinizde bir değişim yaşadınız ve arkadaşınız ile ilişkiniz de doğal akışla direkt değişime uğradı.
    • Eğer B bu durumun mesajını alamazsa ve davranışlarını aynı şekilde sürdürmeye devam ederse arkadaşlığınız bile bitme noktasına gelebilir ve B ilgili kontratı bir başkası ile daha sert senaryolar üzerinden öğretisini almak üzere kurar! Sizin için ise artık öğreti alınmış olup; yaşam yolunuzdan değersizlik konusu tamamen silinir.
Kısacası; dünyaya hayat amacımızı gerçekleştirmek için geliyoruz ve bu amaçla yaşam yolumuzda ilerlerken takip ettiğimiz çeşitli rotalar oluyor!
Ve bizler bu rotalarda ilerlerken yolda bize eşlik etmesi için bazı kişileri seçiyoruz ve aslında tüm bu “seçimlerimiz hayatımızın yolunu belirliyor”.
İşte seçeceğimiz bu kişilerle yaptığımız anlaşmaların adı ise “ruhsal kontrat”tır. Ve, hayatımıza dokunan herkes ve her şey ile kontratımız olup; yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değildir…
Herşey mükemmel bir kurgunun parçasıdır!

Şifa, bol neşe, farkındalık ve sevgi ile..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder