Çok sevdiğim bir hikaye çok da iyi
özetler geçmişe bakışımı..
“İki keşiş nehir boyunca giderken,
nehrin karşısına geçmek için yardım bekleyen bir kadına rastlamışlar. Kadın
yüzme bilmiyormuş ve bu yüzden çok korkuyormuş.
Keşişlerden genç olanı kadına yardım
edemeyeceklerini çünkü inançları gereği kadınlarla temas kurmalarının yasak
olduğunu söylemiş. Fakat kesişlerden yaşlı olan, genç kadına yardım edeceğini
söylemiş ve kadını sırtına alarak nehrin diğer yanına geçirmiş. Diğer keşiş bu
durumdan hiç memnun olmamış. Ama kadın keşişe yardım ettiği için çok teşekkür
etmiş, şükranını göstermek için tekrar tekrar önünde eğilmiş.
Keşişler yollarına devam etmişler.
Yol boyu genç keşiş kendi kendine söyleniyormuş. Yaşlı keşiş dayanamayıp
yaklaşık bir mil sonra sormuş:
– Neden hala söyleniyorsun, bir
sıkıntın mı var?
Genç keşiş kızmış olarak cevap vermiş:
– Biz keşişiz; bir kadını sırtında
taşıyıp karşıya geçirmek şöyle dursun, kadınlara bakmamız bile yasak. Nasıl
böyle bir hareket yapabildin?
Diğer keşiş gülümseyerek cevap vermiş;
– Ben o genç kadını bir mil geride
bıraktım. Sen neden hala taşıyorsun?”
Siz yaşamınız nasıl aksın
isterdiniz? Geçmiş - şimdi ve gelecekten oluşan bir zamansal ayrımda; şu anda
yapılacak onca şey; yaşanacak - hissedilecek bir sürü güzellik varken; iyisiyle
- kötüsüyle geçmişi bugüne taşıyıp; şimdiyi ıskalamak mı; yoksa gerçekten şu an
olup bitene odaklanmak mı!?
Bazen; ki aslında her zaman geçmişi
arkanda bırakıp yürümek gerekir. Yürümek gerekir ki; anı hissede hissede geçip;
geleceğe yol almak için... Çünkü geçmişten gelen her kötü duygu yüktür; yavaşlatır!
Klasik tabirdir ya “affetmek”
geçmişi; diğerlerini; gördüklerini - duyduklarını - bildiklerini; en çok da
kendini! Evet affetmeli.. Ama bilirim; çoğu zaman sanıldığından da zordur.
Birşeyleri içinde yaşarken anlayamamak; verilmesi gereken tepkileri o an
verememek; söylenmesi gerekenleri anda söyleyememiş olmak; ve sonra tüm bunlar
için kendine kızmak! Ne ağır bir yük.. İnsan en çok da kendiyle savaşır sonra
geri dönüp dönüp o anlara. Ama tüm bunlar yaşam enerjinden; bugününden çalmak;
potansiyelini kendi kendine geri çekmektir...
Peki ne mi yapmalı geçmişin
yüklerinden kurtulmak için!? Evet zihinle gelmez çözüm çoğu zaman; bu
nedenledir ki ruhun yardımı gerekir. Birçok yolu vardır aslında geçmişi
şifalandırmanın; ben bir kaç öneri sunuyor olacağım kendi kendinize
yapabileceğiniz ama fazlası için bana her zaman yazabilirsiniz.
Şifa olması niyetiyle..
Geçmişi şifalandırma uygulama önerileri:
- *Ayna
karşısında kendinizle konuşun. Geçin bir boy aynasının karşısına ve
unutamadığınız; sizi üzen o anlara dair dökün içinizi kendinize. <Tabi
önce ruhunuzdan / içinizden yardım isteyin: sevgili ruhum; ben birazdan
kendimle konuşurken lütfen dönüştürmem gereken duyguları bana farkettir.
Devamında da rüyalarımda çalışarak bu duygulardan tamamen arınmama yardım
et.>
Sonra tüm o anların üzerinden geçip, anlatın - şikayet edin - bağırın - kızın - gerekirse ağlayın ama ne varsa içinizde söyleyin! Farklı davranmanız gerektiğini mi düşünüyorsunuz; onları da anlatın ayna karşısında.. Sizi çok ferahlatıp, çok işe yarayan bir yöntem olduğunu göreceksiniz. Çünkü önemli olan farkındalık! Sadece farketmek zaten konunun %70ini çözüyor... Kalanına da ruhunuz uykularınızda devam edip çalışmayı tamamlıyor ve dönüşmesi gereken duygular dönüşmüş olup, yolunuzdan siliniyor..
- *Eğer konunuz
direkt kişi ya da kişilerle ise; alın resim ya da resimlerini ve konuşun
onlarla... Öncesinde isim ve soy isimlerini -varsa evlenmeden önceki soy
isimleriyle- ....’nin ruhuna sesleniyorum diyerek anlatın içinizden
geçenleri.
Bu tarz uygulamaları
ilk birkaç kez yaptığınızda çok etkisini anlamayacaksınız belki ama inanın ki
işe yarıyor. Özellikle algılarınızı bu yöne gerçekten kanalize etmeye
başlandıktan sonra, etkisini tamamen hissediyor olacaksınız.
- *Sıra
geldi kendi kendinize yapmanız biraz zor olsa da yine de denemenizi
önereceğim çok etkili br çalışmaya... Aslında biraz meditasyon havasında
geçecek bir çalışma bu.
Kendinizi sakin
hissettiğiniz bir ortamda; oturur ya da yatar vaziyette konumunuzu alıp,
gözlerinizi kapatın. Belirteceğim örnekler tadında bir niyet geçirip içinizden
kendinizi bırakın.
“... olayının yüklerini üzerimden atmak / ...kişileriyle yüzleşip zamanında ifade edemediklerimi söylemek / ...tarihinde yaşadığım olayları şifalandırmak / ...konusunun çözümüne niyeten ve benzeri o anı tarifleyen durumlara dair niyet cümleleri olabilir.”
“... olayının yüklerini üzerimden atmak / ...kişileriyle yüzleşip zamanında ifade edemediklerimi söylemek / ...tarihinde yaşadığım olayları şifalandırmak / ...konusunun çözümüne niyeten ve benzeri o anı tarifleyen durumlara dair niyet cümleleri olabilir.”
Gözlerinizi kapadıktan
sonra; kendinizi o olay anına götürün ve biraz gözlemleyin. O anın tekrar
canlanması için biraz zaman tanıyın ve sonra kendinizi ana dahil edin. Ve ne olmuştu
diye düşünmeden; siz nasıl olmasını isterdiniz onu yaşayın. Bırakın kurgu
aksın. Kelimeler dökülsün.. Gerekirse yüksek sesle konuşun ama size göre nasıl
yaşanması gerekiyorsa öyle yaşansın.. Ve sonra artık yaşanması gerektiğine
inandığınız şekilde kurgusunu değiştirdiğiniz o andan şimdiye gelin ve
kendinize teşekkür ederek; geçmişi ve o insanları affederek gözlerinizi açın.
- *Bir
diğer çalışma ise tamamen “affetmek” üzerine kurulu. Bu çalışmayı yazarak
ya da konuşarak iki şekilde de yapabilirsiniz. Ben yazılı yapıldığındaki
verdiği rahatlamayı çok sevsem de tercih sizin.
Burada; “kendinizi affetmek - olayın konusu kişileri affetmek - kendinize farkındalığınız için teşekkür etmek - o kişilere dönüştürmeniz gereken duygular için aracılıkları dolayısıyla teşekkür etmek - kendinizden özür dilemek - o kişilerden özür dilemek” kalıplarını kullanıyor olacaksınız. Tüm olay kurgusunda yaşananları yazılı ya da sözü (ayna karşısında da yapabilirsiniz) bir şekilde “af - teşekkür - özür” kalıpları ile ifade etmek. Ve sonunda da şu cümlelerle çalışmayı kapatmak...
“... tarihinde / zamanında her ne yaşandıysa bitti; geride kaldı. O anın yükü bugüne kadar benimle geldi; ama artık şimdi - burada - şu an bu yükleri bırakıyorum. Bilirim ki tüm bu yaşananlar dönüştürmem gereken duygular içindi. Ben şimdi, şu an, burada tüm o duyguların şifa ile dönüşümüne; hislerimin hızla onarılmasına niyet ederken; farkındalığım için kendime teşekkür ediyorum. Ve tüm o negatif yükleri hayatımdan atarak, andan itibaren gelecekte kendimi ifade edebildiğim; öğretilerimi nazikçe aldığım yeni olaylarda huzurla yol alıyorum. Ve öyle de oldu..”
09.11.17
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder