Bir kadını
tanıdım beni kendi ışığımı arama yoluna itti..
Kim mi bu
kadın? Oprah’dan bahsediyorum.. Oprah Winfrey!
Hani klasik
bir tabir vardır ya bir film izledim hayatım değişti; bir kitap okudum hayatım
değişti gibilerinden.. Gerçi o kitaptan da bahsetmiştim ama bugün tam da o
kitabı keşfettiğim günlerde hazırladığım bir ödev için incelediğim bir kadından
bahsetmek istedim. Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen talk show
programlarından birisi olan ve kendi adıyla anılan “The Oprah Winfrey Show”un
sunucusu olan kadın bu. Peki bu kadını
benim için görünür kılan neydi? O ödev için incelenebilecek onca isim varken
neden daha önce hiç dikkate almadığım bu kadını seçmiştim. Nedenini zaman sonra
daha iyi anlayacaktım ki; o günlerde ihtiyacım olan gücü, inancı bana vermek
için sistem tarafından gönderilen bir idoldü o!
Hayatımın
aslında çok güzel ama bir o kadar da zorlu geçen günleriydi. Kaçarak gittiğim
dünyanın diğer ucunda bir dolu karmaşık duygu ile boğulduğum; kendimle en sert
mücadeleleri verdiğim günlerdi. Zaten yine sonra anlayacağım gibi kaybetmek
üzere olduğu kendimi bulmak için taa oralara gitmiştim! Kendi iç mücadelem bir
kenara vizemin devam etmesi için staj yapacak bir yerler bulmam gerekiyordu.
Okul dönemim bir ay sonra bitiyordu ve benim hala dişe dokunur bir iş görüşmem
bile olamamıştı. İçimi çeşitli kaygılar kaplamış; yardım istediğim tüm kapılar
gerçekten yüzüme kapanmış; dahası aileme ve uzaktaki dostlara üzülmesinler diye
hiçbir şey belli etmiyorum derken; bir gün yönetim liderlik gibi bir dersin
hocası haftalık ödevimizi açıkladı. Zaten o dersin amacı tüm dünyadan ilham
veren kişileri inceleyip; farklı yönlerle onları analiz etmekti. Ama o güne
kadar bu ödevleri hep bireysel hazırlar ve sunardık. O gün istenen ise show
dünyasından bir ismi bulup çıkarmak; incelemek ve bunu gurup ödevi olarak
hazırlamaktı. Tamamı kız olan; Çinli, Fransız, Venezuellalı, Togolu ve ben
deniz bir Türk'den oluşan 5 kişilik ekibimizle kimi masaya yatırsak diye
düşünürken; Venezuella’lı arkadaşımız Oprah fikrini attı ortaya! Başta
hiçbirimiz özellikle Çin’li arkadaşımız hiç istemese de bir gece kadar fikrin
üstüne yatıp; biraz da ön inceleme yapınca ben ikna olmuştum bile. Zaten
böylesi tamamı kızlardan oluşan bir ekip de bayanlara ilham olmuş birisini
seçmeliydi.. Sonunda aramızdaki ikna olmayan arkadaşları da ikna ederek
başladık ödevi hazırlamaya.. Hafta sonuna kadar bitirme hedefi koyduğumuzdan
sadece 3 günümüz filan vardı. Hayatını inceledik; ilgili bölümleri paylaşıp hazırlıklarımıza
başladık. Klasik onu anlatan her yerde bahsedilen vizyonunu; karizmasını
inceledik; insanlığa faydalarına değindik.. Aslında bakınca bayağı dolu dolu ve
güzel de bir ödev olmuştu. Ama bana bir şey eksik geliyordu. Çok çalışmış;
geleceğine dair hep büyük hayalleri olmuş; hedef odaklı; cesur; hırsları olan;
siyahi olmasına rağmen karşılaştığı her türlü zorluğu bertaraf eden; kararlı,
azimli, açık – net –dürüst, akıllı; geçirdiği zor çocukluğa rağmen kendine
inancını asla kaybetmemiş; kariyeri başarılarla – ödüllerle dolu; zengin;
insanları etkileyen, sezonlardır süren programın sunucusu bir bayan.. Tam bir
başarı öyküsü.. Ama eksik! Eksik çünkü benim için etkileyiciliği bunlardan
gelmedi.. Buraya kadar alışıldık hikayeler.. Onun asıl hikayesi daha küçükken
kendine koyduğu hedef! Tanımladığı vizyon..
Daha küçükken
içinden geçenler ve o sesi susturmayıp hayallerinin peşinden gitmesi ve önce
kendine sonra da başkalarına yardım etmek için kendine söz vermesi.. Hani
vardır ya çocukluk hikayeleri; onunki de daha konuşmayı öğrendiği ilk andan
beri kendini sahnede imgelemek olmuş. Gençliğinde mısır koçanlarından yaptığı
bebekler ve evlerini çevreleyen çitin üzerine konan kargalarla söyleşi yaparak
geliştirmiş düşlerini; böylece kendisi için hayallerini görünür kılmış..
Düşünsenize hangimizin çocukluk düşleri yoktu ki; ama ne oldular büyüdükçe
unuttuk öyle değil mi.. İşte bu kadın o düşlerinden beslenmiş ve büyüdükçe o
düşleri öldürmek yerine onları da büyütmüş! Ve gerçekten de başta kendine
<Michael Jackson'ın ölümü üzerine dünyadaki tek siyahi milyarder olduğu
söyleniyor> sonra da milyonlara faydası dokunmuş. Özellikle kadınlar ve
çocuklar için geliştirdiği projelerin dokunduğu binlerce hayat vardır sanırım;
programı sayesinde ulaşıp, dokunduğu ilham olduğu milyonlardan bahsetmiyorum
bile.. Bazılarına göre saçmalık gibi gelen o kişisel gelişim sözlerinin belki
de görünür önemli elçilerindendir O. Arattığınızda yüzlerce sözünü
bulabilirsiniz; hatta tavsiyem olur ki birkaç programını da izleyin.. Eminim o
an size en iyi gelecek bölümler karşınıza çıkıp; almanız gereken mesajları size
direkt verecektir..
Tıpkı bana
olduğu gibi.. Tam da artık tüm enerjimin bitmek üzere olduğu bir noktada O’nu
inceledim ve oldukça sihirli bir şekilde iki sözü hayatımı aydınlattı.. Tam
artık pes; iş arayışına devam etmiyorum; galiba Türkiye’ye geri dönme vakti
dediğim günlerde o iki tılsımlı söz adeta mesaj gibi geldi ve beni buldu..
Kaybettiğim umutlarımı yeniden yeşertti; kaybettiğim inancımı geri getirdi..
orjinalleri “dream big” ve “believe in” olan kendine inancının ve hayal
edip-büyük düşünmenin önemini vurgulayan o sözler!
Sonra ne mi
oldu; 2 hafta içinde stajım hazırdı :) Sisteme, tüm aracılara ve tabiî ki
farkındalığım ve mesajları doğru alabildiğim için kendime teşekkürler..
O ödevi
birlikte hazırladığımız arkadaşlarıma da elçilikleri için şükürler olsun!
Ödevimizin kapanış sayfası ile biraz da bana nostalji ve hoş bir anı paylaşımı
olsun kabul ederseniz..
Hani derler ya; görmek için bak; aynen öyle! İnanın ki birçok durumda olmakta olanın bir sebebi vardır ve mesaj barındırır..yeter ki anlamaya niyet edin.. Sıradan bir ödev deyip geçseydim; tam da sunumdan önceki gece açıp farklı bir gözle incelemese; programlarını izlemeseydim belki de serüvenimi daha yarısı bile dolmadan bitirip dönmüş olacaktım.. Ama şükürler olsun ki ben o günlerde bir şeyleri anlamlandırabildim ve o mesajı anlayabildim..
Hepimiz için
farkındalık dolu nice günlere..
15.11.17
15.11.17

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder