19.9.19

Görmek İçin Bakmalı...


Bir kadını tanıdım beni kendi ışığımı arama yoluna itti..
Kim mi bu kadın? Oprah’dan bahsediyorum.. Oprah Winfrey!
Hani klasik bir tabir vardır ya bir film izledim hayatım değişti; bir kitap okudum hayatım değişti gibilerinden.. Gerçi o kitaptan da bahsetmiştim ama bugün tam da o kitabı keşfettiğim günlerde hazırladığım bir ödev için incelediğim bir kadından bahsetmek istedim. Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen talk show programlarından birisi olan ve kendi adıyla anılan “The Oprah Winfrey Show”un sunucusu olan kadın  bu. Peki bu kadını benim için görünür kılan neydi? O ödev için incelenebilecek onca isim varken neden daha önce hiç dikkate almadığım bu kadını seçmiştim. Nedenini zaman sonra daha iyi anlayacaktım ki; o günlerde ihtiyacım olan gücü, inancı bana vermek için sistem tarafından gönderilen bir idoldü o!

Hayatımın aslında çok güzel ama bir o kadar da zorlu geçen günleriydi. Kaçarak gittiğim dünyanın diğer ucunda bir dolu karmaşık duygu ile boğulduğum; kendimle en sert mücadeleleri verdiğim günlerdi. Zaten yine sonra anlayacağım gibi kaybetmek üzere olduğu kendimi bulmak için taa oralara gitmiştim! Kendi iç mücadelem bir kenara vizemin devam etmesi için staj yapacak bir yerler bulmam gerekiyordu. Okul dönemim bir ay sonra bitiyordu ve benim hala dişe dokunur bir iş görüşmem bile olamamıştı. İçimi çeşitli kaygılar kaplamış; yardım istediğim tüm kapılar gerçekten yüzüme kapanmış; dahası aileme ve uzaktaki dostlara üzülmesinler diye hiçbir şey belli etmiyorum derken; bir gün yönetim liderlik gibi bir dersin hocası haftalık ödevimizi açıkladı. Zaten o dersin amacı tüm dünyadan ilham veren kişileri inceleyip; farklı yönlerle onları analiz etmekti. Ama o güne kadar bu ödevleri hep bireysel hazırlar ve sunardık. O gün istenen ise show dünyasından bir ismi bulup çıkarmak; incelemek ve bunu gurup ödevi olarak hazırlamaktı. Tamamı kız olan; Çinli, Fransız, Venezuellalı, Togolu ve ben deniz bir Türk'den oluşan 5 kişilik ekibimizle kimi masaya yatırsak diye düşünürken; Venezuella’lı arkadaşımız Oprah fikrini attı ortaya! Başta hiçbirimiz özellikle Çin’li arkadaşımız hiç istemese de bir gece kadar fikrin üstüne yatıp; biraz da ön inceleme yapınca ben ikna olmuştum bile. Zaten böylesi tamamı kızlardan oluşan bir ekip de bayanlara ilham olmuş birisini seçmeliydi.. Sonunda aramızdaki ikna olmayan arkadaşları da ikna ederek başladık ödevi hazırlamaya.. Hafta sonuna kadar bitirme hedefi koyduğumuzdan sadece 3 günümüz filan vardı. Hayatını inceledik; ilgili bölümleri paylaşıp hazırlıklarımıza başladık. Klasik onu anlatan her yerde bahsedilen vizyonunu; karizmasını inceledik; insanlığa faydalarına değindik.. Aslında bakınca bayağı dolu dolu ve güzel de bir ödev olmuştu. Ama bana bir şey eksik geliyordu. Çok çalışmış; geleceğine dair hep büyük hayalleri olmuş; hedef odaklı; cesur; hırsları olan; siyahi olmasına rağmen karşılaştığı her türlü zorluğu bertaraf eden; kararlı, azimli, açık – net –dürüst, akıllı; geçirdiği zor çocukluğa rağmen kendine inancını asla kaybetmemiş; kariyeri başarılarla – ödüllerle dolu; zengin; insanları etkileyen, sezonlardır süren programın sunucusu bir bayan.. Tam bir başarı öyküsü.. Ama eksik! Eksik çünkü benim için etkileyiciliği bunlardan gelmedi.. Buraya kadar alışıldık hikayeler.. Onun asıl hikayesi daha küçükken kendine koyduğu hedef! Tanımladığı vizyon..

Daha küçükken içinden geçenler ve o sesi susturmayıp hayallerinin peşinden gitmesi ve önce kendine sonra da başkalarına yardım etmek için kendine söz vermesi.. Hani vardır ya çocukluk hikayeleri; onunki de daha konuşmayı öğrendiği ilk andan beri kendini sahnede imgelemek olmuş. Gençliğinde mısır koçanlarından yaptığı bebekler ve evlerini çevreleyen çitin üzerine konan kargalarla söyleşi yaparak geliştirmiş düşlerini; böylece kendisi için hayallerini görünür kılmış.. Düşünsenize hangimizin çocukluk düşleri yoktu ki; ama ne oldular büyüdükçe unuttuk öyle değil mi.. İşte bu kadın o düşlerinden beslenmiş ve büyüdükçe o düşleri öldürmek yerine onları da büyütmüş! Ve gerçekten de başta kendine <Michael Jackson'ın ölümü üzerine dünyadaki tek siyahi milyarder olduğu söyleniyor> sonra da milyonlara faydası dokunmuş. Özellikle kadınlar ve çocuklar için geliştirdiği projelerin dokunduğu binlerce hayat vardır sanırım; programı sayesinde ulaşıp, dokunduğu ilham olduğu milyonlardan bahsetmiyorum bile.. Bazılarına göre saçmalık gibi gelen o kişisel gelişim sözlerinin belki de görünür önemli elçilerindendir O. Arattığınızda yüzlerce sözünü bulabilirsiniz; hatta tavsiyem olur ki birkaç programını da izleyin.. Eminim o an size en iyi gelecek bölümler karşınıza çıkıp; almanız gereken mesajları size direkt verecektir..
Tıpkı bana olduğu gibi.. Tam da artık tüm enerjimin bitmek üzere olduğu bir noktada O’nu inceledim ve oldukça sihirli bir şekilde iki sözü hayatımı aydınlattı.. Tam artık pes; iş arayışına devam etmiyorum; galiba Türkiye’ye geri dönme vakti dediğim günlerde o iki tılsımlı söz adeta mesaj gibi geldi ve beni buldu.. Kaybettiğim umutlarımı yeniden yeşertti; kaybettiğim inancımı geri getirdi.. orjinalleri “dream big” ve “believe in” olan kendine inancının ve hayal edip-büyük düşünmenin önemini vurgulayan o sözler!
Sonra ne mi oldu; 2 hafta içinde stajım hazırdı :) Sisteme, tüm aracılara ve tabiî ki farkındalığım ve mesajları doğru alabildiğim için kendime teşekkürler..
O ödevi birlikte hazırladığımız arkadaşlarıma da elçilikleri için şükürler olsun! Ödevimizin kapanış sayfası ile biraz da bana nostalji ve hoş bir anı paylaşımı olsun kabul ederseniz..

Hani derler ya; görmek için bak; aynen öyle! İnanın ki birçok durumda olmakta olanın bir sebebi vardır ve mesaj barındırır..yeter ki anlamaya niyet edin.. Sıradan bir ödev deyip geçseydim; tam da sunumdan önceki gece açıp farklı bir gözle incelemese; programlarını izlemeseydim belki de serüvenimi daha yarısı bile dolmadan bitirip dönmüş olacaktım.. Ama şükürler olsun ki ben o günlerde bir şeyleri anlamlandırabildim ve o mesajı anlayabildim..

Hepimiz için farkındalık dolu nice günlere..
15.11.17

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder