Çekim yasası.. ne midir sanırım
Einstein’ın şu sözü çok güzel özetler teoriyi;
“İnsanoğlu; ağzından çıkan cümlelerin, beyninde çıkan düşüncelerin bütün
evreni dolaşıp, tekrar onlara geri döndüğünü bilse, çok daha dikkatli olurdu.”
*Yani öyle bir süreç çalıştırmaktayız ki; neyi düşünürsek onu yaşıyoruz; ister pozitif olsun ister negatif! Dolayısıyla aslında neyi istersek onu yaratıyoruz. Bu güç bizde; bu bizim gücümüz. Anda durup bir şeyler kurguluyor; hissediyor; hayal ediyor ve sözle dışa vuruyoruz ve sonra onları yaşıyoruz. Hani bir tabirimiz vardır ya “aklıma gelen başıma geldi”; tam da bu işte..odaklanmamız sonucu oluşan enerjiler gerçeğimizi yaratıyor. Yani oluşturduğumuz enerji alanı düşüncelerimizi gerçeğe dönüştürüyor. Evrene gönder klasik söylemi de bu aslında; evrene gönderilen enerjiler, kendisiyle aynı frekanstaki enerjiyi arayıp bulup; bize çıktısını sunuyor. Kısacası, neye odaklanıyorsak hayatımıza onu çağırıyoruz.
Düşüncelerimiz ve düşüncelerimizin
yaydığı enerji ile hergün evrene yüzlerce emir yağdırırız. Ve çoğunlukla bunu
farkında olmadan yaparız; ki bunun bizim isteyip istememizle ilgisi yoktur. Ve
bu yasa, bu şekilde kusursuz bir biçimde işler.
Hepimizin başına gelmiştir değil mi;
birisini aklımızdan geçiririz ve bir bakmışız bizi arıyor ya da bir yerlerde
karşımıza çıkıyor. Çünkü bunu biz yaratırız; o kişiye odaklanırız ve enerjimiz
bir şekilde hayatımıza denk düşürür.
*Yani ektiğini biçmek. Düşünce
tarlanıza bir şeyi ekiyorsunuz ve hop oluyor. İşte tam da bunun için
negatif ya da pozitif düşünmek veya kullandığımız cümleler çok önemli. Eğer bir
şeylerden hoşlanmıyor, yakınıyor ve hatta yargılıyorsanız bu durumları hızla
kendinize çekersiniz. Ya da tam tersi olaylara pozitif yaklaşıyor, her durumun
içinde illaki var olan pozitifi bulup bakış açınızı koruyabiliyorsanız, sizi
mutlu eden durumları daha çok kendinize çekersiniz.
*Yani düşüncelerinizi ve dolayısıyla enerjinizi değiştirirseniz, hayatınızın
kalitesi de değişir. Sadece günlük konuşma dilinizi değiştirip cümlelerinizi
pozitife çevirmek bile çekim yasasını hayrınıza işletmenizi sağlar.
Örneğin; “hastalanmak istemiyorum” yerine, “çok sağlıklıyım”; “parasızlıktan
bunaldım / para kazanmak konusunda kaygılarım var yerine”, “bolluk bereket içindeyim”
gibi söylemler bile büyük ilerleme kaydettirecektir size.
Bu bakış açısıyla istediklerimizi
gerçekleştirmek çok kolay olmalı değil mi? Evet kolay sadece 17 saniye bile
bunun için yeterli. Çok basit; sadece 17
saniye istediğin şeyi gerçekten hissederek aklından geçir ve sistemin zamanıyla
da denk düştüğü anda hayatına gelsin. Ama gerçekten olabileceğine inanarak;
kendini buna layık görerek ve tüm duygularınla hissederek yap bunu! 17 saniye
boyunca bir şeye odaklandığınızda, odaklandığınız şeyle uyumlu bir titreşim
içinizden harekete geçer ve bu enerji evrene yayılır. Eğer 68 saniye odaklı
kalabilirseniz; odaklandığınız şeyin titreşimi ile olan uyumunuz, o şeyi hayata
geçirmek için gereken etkiyi başlatır.
Bu konuda yazılmış fazlaca kitap ve pek çok kaynak bulabilirsiniz. Ester ve Jerry Hicks kitaplarını şiddetle tavsiye edebilirim. Ama konunun özü şu ki; aynen çekim yasasının işlettiği gibi herkes kendi bakış açısıyla; titreşimiyle uyumlu kaynaktan detaylı bilgiyi edinecektir J
Sevgi ve keyifle;
13.04.18
13.04.18
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder