Yaşamımızın akışı dolayısıyla hücrelerimize dolan
enerjiler eğer yük olarak kalmaya devam ederse; ruhsal bedenimiz tarafından, fiziksel
bedenimiz yoluyla, zihinsel bedenimize verilen mesajlar olarak
nitelendirebiliriz hastalıkları…
En basit haliyle söylersek; vücudumuzun bize gönderdiği bir mesajlardır, hastalıklar. Kısaca
vücudumuz diyordur ki; “bak yolunda gitmeyen bir şeyler var”, “hasta olan X
organın sana ….. demeye çalışıyor; dinle onu”…
Yani bünyende tuttuğun, dönüştüremediğin enerjiler; fiziksel
bedenin üzerinden sana kendini göstermeye ve seni farkındalık sürecine sokmaya
çalışıyordur; şifaya açılmanın aracısı olmak istiyordur. Evet, aynen öyle;
hastalıklar şifanın temelidir!
Hangi hastalık neyin mesajıdır genel olarak organların
taşıdığı anlamlar üzerinden ana konu anlaşılabilse de; kırılımlar detayda
tamamen kişiye özel mesajlar da taşıyabilmektedir.
Mesela organlarımız bazında birkaç örnekle konuyu
detaylandırırsak;
Akciğer sorunları; yaşamı kabul noktasında bazı şeylerin
mesajıdır. Depresyon ve keder yükü barındırır. Yaşamı tüm boyutlarıyla, içinden
geçen şekliyle ’dolu dolu’ ve kolayca yaşayamamak; hatta kendini yaşama layık görmemek
gibi derin mesajlar taşıyabilir.
Şifaya açılmak için örnek bir olumlama “hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim; hayatı sevgiyle dolu dolu ve kolayca yaşıyorum”
Şifaya açılmak için örnek bir olumlama “hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim; hayatı sevgiyle dolu dolu ve kolayca yaşıyorum”
Alerjiler; temelinde kendi gücünü inkar etme yükünü
barındıran bu problemde önce kime karşı alerjiniz olduğunu sorarak işe
başlayabilirsiniz. Muhtemelen kökeni doğum hikayesine dayanan bu problemde dünyanın
güvenli olduğuna ikna olmak; hayatla barış haline geçebilmek oldukça önemlidir.
Alkol veya diğer uyarıcı maddelere karşı duyulan aşırı
istek: içindeki boşlukları dışsal uyarıcılarla doldurarak, kendini uyuşturma
isteği taşıyan bu duyguların temelinde ‘yararsızlık, suçluluk, yetersizlik
hisleri barınır ve temel motivasyonu ‘kendini reddetmek’tir.
‘Kendimi olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum’ inancına uzanacak bir dönüşüm bu problemin hayatınızdan çıkmasına destek olacaktır. …
‘Kendimi olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum’ inancına uzanacak bir dönüşüm bu problemin hayatınızdan çıkmasına destek olacaktır. …
Hastalıklar konusunda organ bazlı detaylı bir toparlamayı
başka bir yazıda ayrıca yapıyor olacağım ve şimdi hastalıklara burada biraz ara
verip; hastalıkların oluşum süreci için konuyu somutlaştırabilmek adına kanserden
üzerinden örneklemek istiyorum.
Katıldığım NLP eğitimlerinin birinde konuyu benim için de
oldukça netleştiren bir örnekle açıklayacağım.
Ormanda bir geyik düşünün, aslan veya benzeri bir
hayvanın avı olmamak için kaçıyor olsun. Kaçış sürecinde vücudunda nasıl
değişiklikler olacağını hayal edelim; kalbi hızla çarpmaya başladı ve iç
organlarındaki kanı daha hızlı büyük bir hızla ayaklarına pompalamaya başladı;
beyni akciğer kapasitesini geçici olarak arttırma komutu verdi ve bu komutla
hızlı bir şekilde içeride ‘mutasyona uğramış’ ekstra akciğer hücresi yaratıldı…
Geyik kaçıp kurtulabildiğinde ise, hızlı kalp atışı normale döndü, akciğerde kapasite artırımı için üretilen hücreler yok edildi. Peki beyin hangi hücreyi yok edeceğini nasıl ayırt etti? Çünkü tehlike anında yeni oluşturulan hücreler diğerlerinden farklıydı ve beyin onları kolayca ayırt edip yok edebildi! Yani kendimize uyarlarsak; ‘vücudumuzun tehdit,stres, baskı ve benzeri problemli anlarda mutasyona uğramış hücreler yani kanser hücreleri üretmesinin sebebi’ çok net: ‘tehlike bittiği anda onları vücuttan kolayca temizleyebilme motivasyonu’!
Geyik kaçıp kurtulabildiğinde ise, hızlı kalp atışı normale döndü, akciğerde kapasite artırımı için üretilen hücreler yok edildi. Peki beyin hangi hücreyi yok edeceğini nasıl ayırt etti? Çünkü tehlike anında yeni oluşturulan hücreler diğerlerinden farklıydı ve beyin onları kolayca ayırt edip yok edebildi! Yani kendimize uyarlarsak; ‘vücudumuzun tehdit,stres, baskı ve benzeri problemli anlarda mutasyona uğramış hücreler yani kanser hücreleri üretmesinin sebebi’ çok net: ‘tehlike bittiği anda onları vücuttan kolayca temizleyebilme motivasyonu’!
Örneğimize dönersek; geyik hiçbir zaman tehlike geçmedi
algısında yaşasa ne olurdu? Ek hücre üretimi aynı haliyle kalır, beyin
tarafından yok edilemezdi değil mi? Ve hatta geyiğin beyni de sınırsız şekilde
hücre üretmeye devam ederdi. Yani ‘akciğer kanseri’ ne uzanan bir süreç!
Şimdi yukarıdaki örnekleri de düşünüp hayvan neyi dert edecek ki; ya da biz avlanmıyoruz ki onlar gibi diyebilirsiniz; ki zaten aslında cevap da burada saklı!O bir hayvan ve beyin yapısı bir insana göre çok daha
basit, hafızası daha kısa vadeli ve tehditleri insana göre çok daha ilkel ve
fiziksel! Yani insanlar gibi travmalara yıllarca üzülüp; yıllarca o enerjileri
vücutlarından taşımıyorlar. Dolayısıyla hayvanlarda kanser görülme oranı çok
çok daha az.
Yani özetle; yaşadığımız hastalıkların temelinde
bilinçaltımızın verdiği ilkel tepkilerin yarattığı yükler yatmakta…
Hastalığın boyutu ve seviyesine bağlı olarak; hastalığın mesajına ve / veya konusuna kodlanarak yapılacak NLP bazlı bilinçaltı kayıt temizlikleri ile tedaviye destek sağlanabileceği gibi; reiki, meditatif çalışmalar – nefes egzersizleri veya mantralar yardımıyla da hastalıkların iyileşme sürecine destek sağlanabilir.
Hastalığın boyutu ve seviyesine bağlı olarak; hastalığın mesajına ve / veya konusuna kodlanarak yapılacak NLP bazlı bilinçaltı kayıt temizlikleri ile tedaviye destek sağlanabileceği gibi; reiki, meditatif çalışmalar – nefes egzersizleri veya mantralar yardımıyla da hastalıkların iyileşme sürecine destek sağlanabilir.
Şifa dolu günler niyetiyle…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder