Şimdi şöyle bir beyin jimlastiği yapalım hadi.. desem ki
bana işbirliğini çizer misiniz; hadi 2 dakika düşünüp şöyle bir dener misiniz
bakalım ne çıkacak J
Geçenlerde katıldığım bir atölye çalışmasında konu tam da
buydu ve aynısını yapmam istenmişti. Yıllardır önce öğrencilik hayatımda;
devamında iş hayatında defalarca duyduğum bu kelime nasıl
görselleştirilebilirdi ki...?
Ben tam da aşağıdaki şekillerde ifade etmeye çalıştığımı hatırlıyorum.
Tabiki bu çizimleri elime kağıt kalem alarak yapsam; resim olayı çöp adam çizme seviyesinde olan birisi olarak bayağı görsel eğlence çıkarabilirdim size ama teknoloji sağolsun burda daha görsel kalitesi yüksek birşeyler paylaşabiliyorum sizinle...
Ben tam da aşağıdaki şekillerde ifade etmeye çalıştığımı hatırlıyorum.
Tabiki bu çizimleri elime kağıt kalem alarak yapsam; resim olayı çöp adam çizme seviyesinde olan birisi olarak bayağı görsel eğlence çıkarabilirdim size ama teknoloji sağolsun burda daha görsel kalitesi yüksek birşeyler paylaşabiliyorum sizinle...
Yani sanırım demeye çalışmışım ki; aynı ortak hedefe yönelen efor topluluğu işbirliğini oluşturur. Bunu belirtmeye çalışırken de birbirine paralel yürüyen; farklı yönlerden beslenip aynı hedefe kanalize olan; birbirine zıt işlese bile bir yerlerde birbirini tamamlayan bileşenleri resmetmeye çalışmışım. Takım çalışması, ekip ruhu, ortak akıl gibi kavramların oldukça popüler olduğu günümüz iş dünyasında acaba bu durum ne kadar böyle desem peki..
Eminimki çok net bir şekilde tam da böyle diyemeyeceğiz..
Yoksa acaba “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”, “Danışan
yolu aşmış, danışmayanın yolu şaşmış”, “Birlikten kuvvet doğar” gibi kavramlara
ne kadar inanır olduk.. Ya da neden algılarımız bu denli erozyona uğradı!
İşin psikolojik boyutu; kişisel hırslar, egosal durumlar bir kenara oluşan sürtünmeler bunun en temel sebebi olsa gerek. Nedir mesela bu sürtünmeler; artan iş yüklerimiz, üzerimizdeki iş yetiştirme telaşları, aynı anda pekçok şeyi ortaya koyma gerekliliklerimiz, yönetemediğimiz ajandalar... liste uzar da uzar. Eminim herkesin kendi tecrübeleriyle ilgili de kendine özel alt maddeleri de oluşmuştur bile okurken.
İşin psikolojik boyutu; kişisel hırslar, egosal durumlar bir kenara oluşan sürtünmeler bunun en temel sebebi olsa gerek. Nedir mesela bu sürtünmeler; artan iş yüklerimiz, üzerimizdeki iş yetiştirme telaşları, aynı anda pekçok şeyi ortaya koyma gerekliliklerimiz, yönetemediğimiz ajandalar... liste uzar da uzar. Eminim herkesin kendi tecrübeleriyle ilgili de kendine özel alt maddeleri de oluşmuştur bile okurken.
Peki o zaman biz kendimizi nasıl motive edip içimizdeki
takım ruhunu korur ve yaşatırız. Kendinize işbirliği, ekip ruhunu size
çağrıştıran bir yazı / video / görsel / şarkı bulun ve ne zaman enerjiniz düşse
bunu okuyun / izleyin / vizyonlayın / dinleyin.
Ama bu öyle birşey olsun ki; daha ilk karşılaştınız anda sizi ürpertmiş; içinize dokunmuş bir imaj ya da video olsun. Öyle sizin içinizi ısıtan birşey olsun ki; motivasyonu yüksek olsun.
Çok işe yaradığını göreceksiniz. Hani derler ya denemesi bedeva ;)
Ama bu öyle birşey olsun ki; daha ilk karşılaştınız anda sizi ürpertmiş; içinize dokunmuş bir imaj ya da video olsun. Öyle sizin içinizi ısıtan birşey olsun ki; motivasyonu yüksek olsun.
Çok işe yaradığını göreceksiniz. Hani derler ya denemesi bedeva ;)
Peki benim bu anlamdaki motivasyon kaynağım mı ne; izleyin
bakalım.. benim için işbirliğinin tanımı da; ideal sistemi de; en büyük
motivasyon kaynağı da sanki bu videoda özetlenmiş. https://www.youtube.com/watch?v=nwAYpLVyeFU
Keyifli düşünmeler :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder