19.8.16

Hey kızlar! İzlediniz mii..

Size bir haberim vaar!
Bakın bakın Eti sizi düşünmeye devam ediyor. “Depresyondayım unutulduum..” dönemi kapandı ve ve ve Serdar Ortaç ile yükselme zamanı J İzlediniz mi izlediniz mii..? Serdar, sizi depresyondan kurtarmaya adamış kendini ve 5 adımda nasıl depresyondan kurtulunur onu anlatıyormuş.
Aslında her proje ciddi bir emektir; kıymettir; sert eleştiriler onlardan uzak durmalıdır ama bu kampanya için birkaç şey söylemem lazım.
Öncelikle aslında fikir çok sağlam. İçgörü müthiş! Kadın dünyasında çikolata hiç kuşkusuz çok kıymetli bir yerde durur zaten ve konsept harika aslında;  “Çikolata ye herşeyi unutturur” çok güçlü ve güzel bir söylem... Ki daha önceki kampanyanın devam kurgusu gibi de düşünülebilir; ama birşey var beni rahatsız eden. Ben yaştakilerin gençlik dönemi aşk acılarına çok da güzel deva olan Serdar şarkılarıdır ki baz alınan; sorun şu aslında; reklamı izlerken konudan tamamen kopup açıp Serdar Ortaç dinleyesim geliyor. Sanki Serdar Ortaç albüm tanıtımı da kendi iletişim kampanyasını yapıyor gibi.. Yani yine tipik bir ünlü kullanımının reklamın önüne geçmesi vakası gibi göründü bana!
Aslında herşeyden öte Eti üzerine konuşmak gerekir belki. Çocukluğumun balık krakeri markasına toz kondurmam tabiki mümkün olamaz; ayrıca ürünlerini de sevdiğim bir markadır ama çok çeşitli ürün gamı içerisinde “Eti” markasını güçlendirmek için yaptıklarını düşündüğüm iletişimlerde aslında bir çok başlılık sezer oldum.
Karam yatırımı başka iken; Burçak başka, Canga başka, çok sempatik bulduğum balık kraker ietişimi bambaşka bir rotada seyretmekte, Crax bi yanda, Eti Puf başka bir yanda, Topkek başbaşka bir yanda.. Sosyal sorumluluk alanında sarı bisiklet birşeyler söylerken; etkinlikler bambaşka birşeyler söylüyor gibi derken; ben büyük resimde bir bağ kuramadığımı sezer oldum. Tabiki birbirinden çok farklı markalar; herbirinin hedef kitlesi, konumlandırma stratejileri farklı; böylesi çok kategorili bir oluşumda tek bir mesaj altından bölünmek çok da kolay olamaz ama yine de bir marka çatı iletişimi altında birşeyler yapılamaz mı acaba..
Bu arada kampanyaların herbirinin başarılı olduğu; pekçoğunun tüketici testlerinden iyi sonuçlarla çıkıp iletişimlerin pek çoğunun devam stratejileriyle sürdüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim. Ama yine de böylesi büyük bir oluşumun tepesinde olsam ne yapardım egzersizine döndüm kendi içimde..
Dert işte bazen insan böyle gerekesiz dertlere kapılabiliyor J
Bir de aslında konu biraz da şu ki; zamanında “mutluluk denince akla..” gibi çok güzel bir söylem geliştirip sonra bu konsepti başkasına kaptırmak.. Belki hatırlarsınız bir başka yazımda zaten bu konuya değinmiştim (merak edenler için sözkonusu yazı ); bu nedenle çok da detayına girmeyeceğim ama bence çok klasik bir göstergedir ki; birşeyi bulup ortaya çıkarmak kadar devamını da iyi bir şekilde getirip; sürdürülebilirliğini sağlamak önemlidir. İşte belki de Eti marka olarak çatı iletişimini ayrı sürdürüp; altında da markalarının birbirlerinden bağımsız seyirlerini sağlayabilse daha sağlıklı bir konumlandırma olabilirdi. Tabiki bu noktada markalarının önünde de Eti’yi kullanmadan kendi marka isimleri le yürümeleri de iyi bir yol olabilirdi.
Koskocaman Eti yöneticilerine tavsiye vermek haddime düşmese de yine de haddim olmadan gözlemimi paylaşmak istedim. Tabiki bana katılanlar olacağı gibi söylediklerimi fazla derin bir yorum olarak bulanlar da olacaktır..
Herkese sevgilerimle;

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder