25.10.19

Hayatımızı yönlendiren bilinçaltımız iken …


Bugün bir yerde okudum: “ilkokulda ödevimi yaparken annem ışığı soluna al daha güzel yazarsın demişti. Bu denli büyük bir etki bırakacağını eminim hayal bile etmemiştir. Işık ya da pencere solumda değilse ben bir hiçim! O kadar yani!!”
Çok çarpıcı değil mi? Zihnimize – zihnimizin altına yani bilinç altımız ve de zihnimizin üstüne yani üst benliğimize (ruhumuza) dair çok çarpıcı bir özet diye düşündüm; daha iyi anlatılamazdı sanırım…

Genellikle yaşadıklarımızın ya da yaşayamadıklarımızın faturasını şans, kısmet gibi dışsal faktörlere ya da çok çalışma, istek, arzu gibi durumlara bağlarız değil mi?
Evet payları yadsınamaz kavramlar olsa da her biri; aslında her şey biz’iz! Her şey bizimle başlıyor! Hayatımıza yön veren de yönümüzü belirleyen de biziz! Diğer faktörler “biz”den sonra gelir.
Peki nedir buradaki “biz”? Bilinçaltımız…
Evet bizi biz yapan da; ruh hallerimizi şekillendirip duygularımızı oluşturan da; hayatımızın koşullarını değiştiren de bilinçaltımızdır! Tıpkı bu örnekte ışığın soldan gelmediği durumlarda kişinin adeta işlevsiz kalışını yöneten mekanizma oluşu gibi…biz farkında olmadan bilincimiz dışında çalışır; istemsiz kasları yönetir; gece biz uyurken dahi vücut fonksiyonlarının çalışmasını sağlar ve en önemlisi algıladığımız her şeyi yeri geldiğinde beyne vermek üzere kaydedip saklar!

Bu kadar hayatımız için kilit rol barındıran bir fonksiyonu yakından tanımak ister misiniz?
Öncelikle, beynimizi bir bilgisayar; bilinçaltımız da bir yazılım gibi düşünerek işe başlayabiliriz.  Bu noktada evet bilgisayar yani beynimiz kıymetli bir cihazdır ama ona yüklü olan yazılım (yani buradaki nitelememizle bilinçaltı) doğrultusunda hareket eder. Yazılımda ne kodlanmışsa o belirler her şeyi. Yani bilinçaltımızda ne varsa o yön verir beynimize! Dolayısıyla bilinç altına ulaşıp; onun üzerinde çalışmak çok kıymetlidir.
Bu işletim sistemi kayıtlarını daha bizler anne karnında iken tutmaya başlar. Anne rahmine düştüğümüz andan 40 gün sonra itibariyle sistemimizde “bilinç altı kayıtları” toparlanmaya başlar ve DNA sarmalımız ile atalarımızdan bize aktarılan bilgilerle birlikte daha doğduğumuz anda bile bir sürü bilinçaltı kayıt ile dünyaya açarız gözlerimizi. Öyle bir çalışır ki bilinç altı; aklımızdaki tüm bilgi parçalarını toparlar, saklar ve işler ve biz çoğunlukla onların farkında bile olmayabiliriz. Peki farkında bile olmadığımız bu kayıtlar bizi nasıl yönetir? Şöyle ki aslında bilinçaltımız bizi otomatik bir şekilde davranmaya yönlendirdiğinden; orada ne varsa biz farkında olmadan ona göre davranırız. 
Örneklerle netleştirmeye çalışırsam;
-                 Birkaç kez üst üste izlediğiniz ve belli sloganları barındıran reklamları düşünün; adeta hipnoz etkisi ile size ulaşıp; alışveriş davranışlarınızı bile şekillendirmez mi?
-                 Ya da çocukluğunda dayak yiyerek büyüyenlerin devam yaşlarında şiddete ne kadar eğilimli olduklarına dair durumları hep duyarız öyle değil mi?
-                 Veya buradaki örnekteki gibi; sıkça duyduğunuz veya duyduğunuz an sizi derinden etkileyen cümlelerin geleceğinize yön vermesi: halk arasında çok kullanılan kalıplar mesela; “yaşlanınca gözler bozulur” cümlesini duyarak büyüyen bir nesilde ileri yaşlarda gözlükten kaçış olabilir mi sizce? Veya “para insanı bozar, değiştirir” kalıbını çokça duyarak büyüyen kişinin bolluk – berekete kavuşması kolayca mümkün olabilir mi sizce?

Hep negatifinden bahsettik de; böylesi güce sahip bir parçamızı hayatımızda pozitif etkiler yaratmak için de kullanamaz mıyız o zaman? Bu o kadar mümkün ki! Beynimizin bu kıymetli kısmı ile hayatımızda harikalar da yaratabiliriz!
Nasıl mı?
Bilinçaltı temizlik ve NLP çalışmalarının hizmet ettiği konu budur aslında…
-                 Alt benliğinizdeki korku – kaygı – endişe yüklü travmaları;
-                 DNA’nız ile size aktarılmış olan negatif yük barındıran ata kayıtlarını; bu yaşamınızın içinde geçmişinizde yaşanıp veya yaşanamayıp size kötü duygular bırakmış olan olayları;
-                  Ve hatta kendinizle, kavramlarla veya diğerleriyle yolunda yürümeyen ilişkileri;
fark edip dönüştürebilirsiniz.
Bu sayede de yaşamınızdaki yüklerden arınıp; size artık hizmet etmeyen kişi, kavram veya olaylardan uzaklaşıp; hakkınızda en yüksek ihtimalli çözümleri barındıran “yeni”liklere kucak açabilirsiniz…

Ama şunu belirtmekte fayda var ki; kalben; inanarak bu çalışmalara dahil olduğunuz kadar bilinçaltınızda dönüşüm yapabilirsiniz. Yani inanarak; gerçekten kalpten çözüme niyet etmek sonuçlara ulaşmak için kilit nokta denilebilir.

Sevgi ve ışık dolu günlerde…

25.10.19



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder