14.12.20

Ruhun En Karanlık Gecesi..

Ruhani öğretilerde belki çok sıkça ortaya konmayan ama pek çoğumuzun bir noktada yaşamımızda yüz yüze geldiğimiz bir süreç. Bazılarımız için belki de tam da bu günler..

Son yıllarda (benim de bir zamanlar öğretilerini anlamaya çalıştığım) bazı disiplinlerde de çokça öne çıkan “ne olursa olsun mutlu olmaya çalışmamız” söyleminin aslında “karanlıkla yüzleşmeden” nasıl da eksik kaldığının tanımıdır biraz.. #RuhunKaranlıkGecesi denilen süreç sahte benliğin ölüp yerini gerçek benliğe yani sevgiye bıraktığı; ve ego benliğin sahteliğinin aslında hiçbir zaman var olmamış olduğunun fark edildiği güzel bir deneyimdir. Zihin seviyesinde ise bir o kadar da sancılıdır aslında!

Bu süreçte;
Uzun zamandır bastırmayı denediğiniz her türden duygu, gece-gündüz yoklar sizi: suçluluk, kızgınlık, utanç, hüsran, çaresizlik umutsuzluk, üzüntü, kendine acıma, yalnızlık … özellikle de yalnızlık: bu süreçte kendinizi tamamen yalnız hissedersiniz!
Tüm bu duygular bir şekilde dikkatinizi çekmeye çalışır ama biz belki de onları yok saymaya, karşı koymaya devam ederiz.
Yaşadığımız bu ruh halini depresyon zannedebiliriz. Aslında bir anlamda depresyonda olmanıza rağmen; bu #spiritüeldepresyon klinik depresyondan farklıdır; çünkü belirtiler belirli bir dışsal durumdan kaynaklanmaz. Herhangi bir şey ya da kişi nedeniyle bunalımda değilsinizdir. Bu doğal bir şekilde oluşan; siz kaynaklı bir süreçtir ve yükselişinize hizmet etmektedir.
Belki konuşacak gücünüz yoktur; bir şey söyleyemeyecek kadar üzgün hissedersiniz ve nedenini dahi bilmezsiniz; ve kendinizi bundan koparmaya çalıştıkça da direnç o kadar artmaktadır.
Üzgünsünüzdür; acı çekmektesinizdir…

Böylesi bir süreci yaşamanın nedeni aslında “gerçek sevgiyi hatırlamayı” – “güvenmeyi, kabul etmeyi” ve “teslimiyeti” öğrenmemiz gerekliliğidir. Yani gerçek doğamızı hatırlamaya bir çağrı ve aracıdır bu süreç.

Ve yine bu süreç:
Bağımlılıktan özgürlüğe, ayrılıktan bütünleşmeye giden bir yoldur ve bu yolda insan maddi ve manevi sanrılardan arınır. Dua ederken ve niyetlerini ortaya koyarken beklentiler içinde olmayı bırakır –elimden geleni yaptım gerisi için teslimiyetteyim demeyi öğrenir– nefes aldığı her an için teşekkür edebilmeyi, kötü olaylar karşısında bile müteşekkir olabilmeyi, OLan – OLmayan – OLamayan her şeyin bir sebepten OLduğunu ve kaosun da düzen kadar yaradanın ifadesi olduğunu öğrenir.

Soruları sormaya başlar! Soruları sormaya cüret etmek ve gelecek cevabı dinleyebilecek cesareti göstermek güç olsa da soru sormaya başlar! Biraz da bu yüzden #sorularlayaratım derim.. Bu gönüllülük biraz da şahsi iradenin ilahi iradeye teslim edilmesi demektir.

Süreç, biraz içe dönmeyi gerektirir, biraz susmayı – yalnızlaşmayı gerektirir, biraz acıdır; biraz hayal kırıklığıdır belki ama ne yaşatırsa yaşatsın bitişi hediyelerini sunar. Size hizmet etmeyen her şey artık gitmiş; yerini yükseltilmiş pozitif duygulara ve ışığınıza bırakmıştır. İşte bir çok kaynakta bahsi geçen “mutlu ol – titreşimini yükselt – pozitif ol – olumla” söylemleri bu noktada gerçek anlamını kazanır; uzun ömürlü olmaya başlar! Karanlığı fark etmiş; kabul etmiş ve dönüştürmüşsünüzdür artık…

Bu süreçleri deneyimlemiş biri olarak diyebilirim ki; gerçekten geçiyor ve geçip gittiğinde diyorsunuz ki; bu deneyime değiyor.. Eğer şu an böyle bir sürecin içindeyseniz diyebilirim ki; “bu güzel zamanı –ışığınızı hatırlamaya giden bir yol olarak görün –karanlıkla yüzleşmek ve onu kucaklayıp dönüştürmek için kullanın. Tüm dirençleri bırakın; sevginin ışığının üzerinizde parlamasına ve bu karanlığı yok etmesine izin verin. Bu süreci; dönüşümü ve hediyelerini sevgiyle kabul edin. Şimdi ve tüm zamanlar için… Bu karanlık geceden yarın çıkmayacaksınız! Şimdi çıkabilirsiniz.. Tek anahtar ise sevmek.. Önce kendimizi; ve bizim de dahil olduğumuz “yaradılmış her zerreyi sevmek”.. Siz sevgisiniz.. Siz şifasınız.. Bu gerçeklik dışındaki her şey gibi aslında bu karanlık gece de bir ilüzyon ve gerçek OLan içinizdeki yaradan ışığı ve sevgi! Ve o ilüzyonu dağıtacak güç de sizde!

Şimdi bu satırları okuyan muhteşem varlık: kabul et ki “sen sevgisin, sen ışıksın”. Ve izin ver ışığın karanlığı üzerinde parlasın ve onu yok etsin. Tüm ilüzyonları dağıtsın. Uyandırıldın ve buradasın! Acılardan yeniden doğdun! Hayatını yeniden başlattın! Adeta anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğdun. Yuvadaki ışık varlık bilincinle şimdi - şu an -  buradasın.. Şükürler olsun.. Kabul et ve OLduğun yeri şimdi kucakla..

Sevgi ve ışıkla..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder