11.11.20

Bu da geçer Ya Hû

 

‘Bu da geçer Ya Hû’: mantra niteliğinde bulduğum; çok da sık kullandığım bir sözdür. Titreşimi bana iyi gelir. Eğer sizi de titrettiyse alın şifasına açılın lütfen..
Sözün aslı bundan bin küsür sene önceye , Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar fena bir işe uğradıkları zaman ‘Buda geçer’ manasına gelen ‘k’afto ta perasi’ demektedirler. Söylem Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer ve Farsçalaşıp ‘in niz beguzered’ olur.
Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip ‘bu da geçer’ yapılır ve tekke ve dergâhlarda da benimsenmesi ile birlikte sonuna ‘Ya Allah’ manasına gelen bir ‘Ya Hû’ ilave edilip ‘BU DA GEÇER YA HÛ’ haline gelir…

Hep alan açmak diyorum ya; bu alanı dün bana İsviçre’li bir arkadaşım açtı.. Rumi hakkında ne düşünüyorsun dedi ve başladık yazışmaya (yumuşak karantina dediklerine biz de geçtik; artık fizilsel mesafeleri koruyoruz)…
O an düşündüm; en çok hangi sözü iyi gelirdi bugünlere diye sorularlayaratım alanından bu çıktı  
“Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?” ― Mevlana Rumi

Bu satıları okuyan değerli can; çok mu bunaldın; çok mı sıkıldın; dayanmak zor  - çözümler uzak mı geliyor? Bil ki yalnız değilsin! Bil ki bugünler de geçiyor.. Bil ki Olmakta OLan her zaman iyidir..
İnsanlık bir salgın dönemini mi yaşıyor: OLABİLİR..
Çok mu sıkışıp kaldın; işini mi kaybettin; sevdiklerin hasta mı; korkuların mı var; parasızlık – işsizlik – sağlıklı bir ilişkinin olmayışı canını mı sıkıyor: OLABİLİR..
Sürekli aynı döndüleri yaşamaktan çok mı sıkıldın; vücudunda tuttuğun kilolar çok mu rahatsızlık verici: OLABİLİR..
Hepsi geçer..geçiyor..
Kışın sonu bahar değil mi? Hep de öyle olmadı mı? Neler neler atlattın bir düşünsene.. Herbiri yeni bir öğreti oldu; yeni bir alan açtı; sen onlarla dönüştün büyüdün; olgunlaştın yoluna devam etmedin mi?
Ve artık her zamankinden daha iyi biliyorsun ne kadar da güçlü olduğunu.. Artık çok daha farkında ve çok daha bilinçlisin..
FARKET içindekini; gör – tanı bil negatif duyguları ve bırak aksın; bırak mesajlarını versin ve sen de onlar da yolları ayırmaya gönüllü olsun.. sonra BIRAK.. usulca, yavaşça, sertçe.. sen nasıl dilersen; içinden nasıl gelirse.. ister bir aracı ile ister yalnız.. ve sonra koy yerine mis gibi yüksek – pozitif duyguları.. Nasıl olacak ki? dediğini duyuyorum.. inan kolay.. bir gönüllü ol bakalım nasıl akıyor? Bir niyetle başla! İnan arkası gelmeye hazır.. Niyet et; elinden geleni yap ve izle kalbinin / ruhunun bilgeliğini.. çünkü cevaplar orada.. özün her şeyi biliyor ve sana sesini duyurmaya hazır.. aç bilincini buna ve başla dinlemeye..

Sen yeter ki yaratılmış mükemmel bir zerre olduğunu fark et! Evet çünkü sen; seni her yapan bileşenle kıymetlisin; tıpkı herkes gibi..evet sevmediğini düşündüğün, kızdığın, affedemediğin, suçladığın herkes gibi.. Hepimiz kıymetliyiz; hepimizin bir rolü, görevi var..
Nasıl ki; gül dikeni ile var; bizler de içimizdeki negatif ve pozitiflerle varız.. zıtlıklaryasası .. Ve o negatifleri hafifletme, bazılarını bırakıp dönüştürme gücü, bilgeliği ve yaratım gücü bizde var.. istemez misin fark edip kullnamayı.. haydi al ve kullan o zaman..

 Sevgi ve ışıkla..

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder